belki aşk..soğuk sudan çıkarılıp ve hemen sıcak suya bırakılmış kurbağa deneyindeki gibi bir şeydir.sıcak sudayken soğuk suyun etkisi ile sıcak olduğunu farketmiyor hani.ve pişinceye kadar rahatsız olmuyor.farkına varmadan da pişiyor.biz de aynı o kurbağa gibi,dalınca aşka farketmiyoruz piştiğimizi..
Bazen herkes gibi alıp başımı insanın dokunduğu her şeyden uzaklaşıp o yere gitmek istiyorum. Duydunuz mu bilmiyorum, hani küçük ahşap bir kulübenin ağaçların arasında olduğu , çevrenin yemyeşil ve binbir renkli çiçekle örtülü olduğu, yakınında akan bir dere ve ensesinde ulu dağların olduğu, geceleri de samanyolu dahil çıplak görseniz de doğal olarak gezegen olduğunu anlamayacağınız trilyonlarca yıldızı bir arada göreceğiniz bir gökyüzü olan o yeri kastediyorum. kışın zar zor ısıtabileceğiniz ve soğuğunu bir tarafınızda iyice hissedince fazla oldu biraz da insan yüzü görmeye gitsem fena olmaz deyip bu kez de kardan, çamurdan çıkamayacağınız o aynı zamanda kış ortasındaki ürkütücü yer. yazın cenneti, kışın cehennemi yaşayacağınızı bileceğiniz yerden bahsediyorum. bazen birkaç parça eşya ve giysi alıp o yere gitmek istiyorum. nasıl bulacağım da belli o yeri , yetenekli yeğenim de muhtelemen resim defterine çizmiştir . çizdiği bir haritadan faydalanıp oraya gidebilirim. elimle ...
bazen de bile bile lades diyoruz, atılan her adımı kendimiz için olumlu olduğunu düşünüp boş yere umutlandırıyoruz kendimizi...
YanıtlaSilgörmek istediğimiz gibi düşünüyoruz değil mi..en büyük hayal kırıklığı da orda giriyor hayatımıza..
YanıtlaSil